Zeynep's profileZeynep'sPhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    December 02

    Küresel güçlerin terazisinde kardeşliğimiz

    ymal_byk412e0b61412b69c0

    Kardeşin kardeşle alıp veremediği ne varsa: Küresel güçlerin terazisinde yeniden tartılıyor. İthal birimlerle ölçülüp ayar verilen kin ve intikam yeminleri dağarcığımıza kodlanıyor bir bir.

    Başkalarının diliyle düşmanlık büyütüyoruz birbirimize. Ödünç öfkelerle saldırıyoruz. Ortadoğu'da değiştirilmesi planlanan haritalar için yüz yıl evvel nasıl düşman şaşırtma taktiklerine teslim olmuşsak, bugün de hedef şaşırttırıyorlar bize. İşgalci güçlere karşı birleşeceğimize, birbirimize karşı bölünüyoruz. Kendimizi savunmak için 'halkların düşmanlığı'nı körüklememizin sorumlusu kim? Kimler?

    Etraf toz duman. Bir yanda acı. Ateş gibi ocaklara düşüyor. Evli ve iki çocuk babası. Terhisine bir ay kalmıştı. Memleketinden çıkıp büyük gururla, 'en büyük asker bizim asker' söylemleriyle silah altına alınan gençler, vatan adına savaşmak için eğitilirken hain bir pusuyla, uzaktan kumandayla, mayınla katlediliyorlar, şehit düşüyorlar. Toprak altında yarım kalmış hayatlar. Hayaller. Bir yanda gözyaşı. Mezarlıksız iskeletler dağ büyütüyor gecenin içinde. Sessiz ve ıssız geceler, intikam ve öfke nöbetleriyle tutuşuyor.

    Hz. Ali, savaş meydanında düşmanını kıskıvrak yakalamıştır; fakat düşmanının öfkeyle onun yüzüne tükürmesi üzerine onu serbest bırakır ve kalkıp gider. Buna şaşıran düşmanına Ali şöyle der: 'Bana tükürdüğünde nefsimde bir öfke, bir nefret uyandı. Bu şekilde savaşmak istemedim.' Bu aynı zamanda savaşın metafiziği üzerine birçok şey söylemektedir bugünün kardeşlerine: 'Nefsinizin, öfkenizin rızası adına hiçbir şekilde saldıramazsınız. Yapmanız gereken yalnızca direniş uygulamak.' demektedir.

    Direnişin dilini nasıl konuşmamız gerektiğini ölçüp biçtiğimiz şu günlerde ister medyada ister sokakta olsun nefret ve intikam gibi gerekçelere başvurup duruyoruz. Ayrımcılığı körüklediği için yayından kaldırılan bir dizi, bu kez 'vicdani borç' olarak yayına konuluyor apar topar. Sanki vicdanın konjonktüre göre değişen bir yanı olabilirmiş gibi. Her daim filozof, şefkatli, ilke sahibi ve görevi öldürmek olan kahramanı izleyen çocuk, üst kattaki komşusuna ani bir nefret duymaya başlıyor. Kahraman olacak o da. Kurusıkı kurşunların tetiklediği kin bunca toz duman içinde hedefine saplanmak için meşruiyet kazanıyor son sürat.

    Taksim'de terörü lanetleyen bir grup, elinde kamera olan birine terör örgütü mensubu olduğu gerekçesiyle saldırabiliyor. Bir anda. Hezeyanla. Ardından bu kişinin sivil polis olduğu anlaşılıyor. Haksız yere bir can linç edilmek üzereydi oysa. Hak ararken aynı haksızlığı karşımızdakine yapmaktan hiç korkmadan hakiki bir direniş dili geliştirebilir miyiz? İntikam duygusu ile direniş bir arada barınırsa, her eylemimizin temeli olan 'niyet' bozulmaz mı?

    Büyük Ortadoğu Projesi'nin bize armağan ettiği başka zorbalıklar da var. Camilere atılan bombalarla işgal altındaki Irak'ta nasıl düşürüldüyse kardeşler birbirine ve Filistin'de nasıl damdan dama kovalamaya kalktıysa kardeşler birbirini... Şimdi menşei çoktan belli 'kayıp' silahlarla birbirine karşı cephanelik topluyor yine kardeşler. PKK'yı lanetleyip bütün Kürtleri terörist ilan edemezsiniz diyenler 'örtülü terörist' ilan ediliyor.

    Anlaşmazlık yok muydu kardeşler arasında? Vardı. Evet, hem de çok. Ama kardeş arasındaki her anlaşmazlık, emperyal niyetli projelerin kıskacında 'küresel terörizm'e hizmet etmeye başladı. Siyasî ideolojilerini bu tür kin ve intikam yeminleri üzerine kuranlar aslında en çok küresel emperyalizmin projelerine hizmet ettiklerini görmüyorlar mı?

    Alıştığımız hayat bir türlü devam etmiyor. Kovuklarımızda güvende hissetmiyoruz kendimizi. Rüzgârla gelen dağ kekiğinin kokusu, sıcak bir bardak çay, Mehmed Uzun'un en dokunaklı cümleleri veya Suzan Samancı'nın her kelimesini nefsinden geçirerek kaleme aldığı romanı... Hepsi dağılıyor, kayıp gidiveriyor avuçlarımızdan. 'Küresel kurgu'yu olduğu kadar bireysel öyküleri de iyi kavramak zorunda bugünlerin tarihini insanlık namına yazacak olanlar...    

       

    Comments (2)

    Please wait...
    Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
    You didn't enter anything. Please try again.
    Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
    To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
    Your parent has turned off comments.
    Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
    You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
    Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
    Complete the security check below to finish leaving your comment.
    The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

    To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


    Don't have a Windows Live ID? Sign up

    KÖMÜRKAYAwrote:
    pkk'yı lanetleyen pek çok kürt tanıyorum...
    Feb. 13
    mehmetwrote:
    PKK'yı lanetleyip bütün Kürtleri terörist ilan edemezsiniz diyenler 'örtülü terörist' ilan ediliyor.
     
    cümle iyide biraz eksiklik geldi bana sanki.bütün kürtleri terörist ilan edemeyiz tabiki ama bu cümleyi pkk yı lanetlemeyenlere bağlarsak cümle vermek istediği mesajdan uzaklaşır.cümlenin ikinci kısmına diyecek birşeyim yok ama ilk kısmına var.
     
    bana göre pkk yı lanetlemeyen herkes gizli değil aleni teröristtir.....
    Dec. 5

    Trackbacks (1)

    The trackback URL for this entry is:
    http://djzeynep79.spaces.live.com/blog/cns!9006D8239AA9EDC3!779.trak
    Weblogs that reference this entry