Zeynep's profileZeynep'sPhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    October 20

    Aşk belasına at beni

     
    y1pBwoOJcq9wCp7J55ZCL_usCVmvB27tzb8OffjQRylgKk1tYCCy4HKRq98yr1SgRYTymihOjdKAtM
     
     LEYLA  MECNUN
    Mecnun, bir kabile reisinin dualar ve adaklarla dünyaya gelmiş olan Kays adlı oğludur.Okulda bir başka kabile reisinin kızı olan Leyla ile tanışır.Bu iki genç birbirlerine aşık olurlar. Okulda başlayıp gittikçe alevlenen bu macerayı Leyla'nın annesi ğrenir.Kızının bu durumuna kızan annesi, kızına çıkışır ve bir daha okula göndermez. Kays okulda Leyla' yı göremeyince üzüntüden çılgına döner,başını alıp çöllere gider ve Mecnun diye anılmaya başlar.Mecnun' un babası, oğlunu bu durumdan kurtarmak için Leyla'yı isterse de Mecnun (deli, çılgın) oldu diye Leyla' yı vermezler. Leyla evden kaçarak, Mecnun' u çölde bulur.Halbuki o, çölde âhular, ceylanlar ve kuşlarla arkadaşlık etmektedir ve mecâzî aşktan ilâhî aşka yükselmiştir. Bu sebeple Leylâ' yı tanımaz.Babası Mecnûn' u iyileşmesi için Kâbe' ye götürür.Duâların kabul olduğu bu yerde Mecnûn, kendisindeki aşkını daha da arttırması için Allahü Tealâya duâ eder:
     "Ya Rab belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni
     Bir dem belâ-yı aşkdan etme cüdâ beni."
    Duâsı neticesi aşkı daha da çoğalır ve bütün vaktini çöllerde geçirmeye başlar.Diğer tarafta ise Leylâ da aşk ıstırabı içindedir.Bir zaman sonra âilesi, Leylâ' yı İbn-i Selâm isimli zengin ve îtibârlı birine verir.Ancak, Leylâ kendisini bir perinin sevdiğini ve eğer Kendisine dokunursa ikisinin de mahvolacağını söyleyerek İbn-i Selâm' ı vuslatından uzak tutmayı başarır. Mecnûn, çölde, Leylâ' nın evlendiğini arkadaşı Zeyd' den işitince çok üzülür.Leylâ' ya acı bir sitem mektubu gönderir.Leylâ da durumunu bir mektupla Mecnûn' a anlatır. Kendisini anlamadığından dolayı o da sitem eder.
    Bir müddet sonra Mecnûn' un âhı tutarak İbn-i Selâm ölür. Leylâ baba evine döner.Bir çok tereddütten sonra her şeyi göze alarak, Mecnûn' u çölde aramaya başlar.Fakat Mecnûn, dünyadan elini eteğini çekmiş ilâhî aşk yüzünden Leylâ'nın maddî varlığını nutmuştur. Leylâ, çölde Mecnûn' u bulduğu hâlde, Mecnûn onu tanımaz.Leylâ onun erdiğini anlarsa da yine onsuz yaşayamaz. Hastalanıp ataklara düşer.Kısa zaman sonra da ölür. Mecnûn, Leylâ' nın ölüm haberini öğrenir. Gelip mezarını kucaklar, ağlayıp inler;
     "Ya Rab manâ cism ü cân gerekmez
      Cânânsuz cihân gerekmez."
    Der, kabri kucaklayarak ölür. Bir müddet sonra Mecnûn' un sâdık arkadaşı Zeyd rüyasında,Cennet bahçelerinde birbiriyle buluşmuş iki mesut sevgili görür.Bunlar kimdir? diye sorunca, derler ki: "Bunlar Mecnûn ile onun vefalı sevgilisi Leylâ' dır. Aşk yoluna girip temiz öldükleri, aşklarını dünya hevesleriyle kirletmedikleri için burada buluştular."                                            
     
    Ya Rab bela-yı aşk ile kıl âşîna beni 
       Bir dem bela-yı aşktan kılma cüdâ beni  
     
    Az eyleme inayetini ehl-i dertten 
    Yani ki çoh belâlara kıl müptelâ beni 

     Gittikçe hüsnün eyle ziyâde nigârımın 
      Geldikçe derdine beter et müptelâ beni
     
    Öyle zaîf kıl tenimi firkatinde kim 
        Vaslına mümkün ola yetürmek sabâ beni 

    Nahvet kılıp nasîb Fuzuli gibi bana 
            Yâ Rab mukayyed eyleme mutlak bana beni
                 FUZULİ
     
     

    y1pBwoOJcq9wCp7J55ZCL_usCVmvB27tzb8OffjQRylgKk1tYCCy4HKRq98yr1SgRYTymihOjdKAtM

     

    Comments (4)

    Please wait...
    Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
    You didn't enter anything. Please try again.
    Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
    To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
    Your parent has turned off comments.
    Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
    You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
    Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
    Complete the security check below to finish leaving your comment.
    The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

    To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


    Don't have a Windows Live ID? Sign up

    Leyla'nın Sitemi
    “Allah’ın adı ve selamından sonra,

     Bu mektup bir gönlü yaralıdan ,saygı sevgi sahibi bir yaralı gönledir:

                 Ey gecemde rüyam ,günümde hayalim!Senden utanıyorum.Yüzüm karadır.Amma ne yapayım ki ben bir inciyim.Alan da başkasıdır;satan da.Felek beni mezada salınca,kim benim irademe hak tanır?..Ben neler çekmekteyim sensiz,sevinçli olduğumu düşünme.Öyle dertlere giriftarım ki,senin için ağlayamıyorum bile.O kadar ki ,ağlamak için önce bahane bulmam gerek.Bu halimle beni kocada bilme,mezarda bil.Bela,kolumu kanadımı kırdı;derdimin ne olduğunu bilmez hale geldim.Peki ama sen nerdesin?Teselli yerine acı sözlerinle derdimi arttırmak reva mı?Yiğit olan sensin;irade sahibi sen.Araması gereken sen,alması gereken de..O halde nerdesin?”

    Başdan ayağa nedir bu yanmak

    Dud-i dile dem-be-dem boyanmak 

    Bir an bütün bu düşünceleri aklından geçirdi Leyla. Mecnun’a aferinler okudu, halini anladı ve ancak çöyle arzuhale gücü yetti:

    -Anladım ki sen aşkında sadıksın.Anladım ki ikiyüzlülüğün yoktur.Yine anladım ki artık güzelliğimi de görmek istemezsin.Şen olasın!..Ne hoş merteben var,kendi makamında.Bakmak istemiyorsan sen güzelliğime;haram olsun başkalarına da .Kanaat sende var da,yok mu sanırsın bende.Tasalarımı dindirdin;alaka bağından beni kurtardın.Artık ruhumun incisi,ten kutusundan ;canım beden sandığından çıksın isterim.Senin yolunca sarf olmayacak mücevher,nedir ki yükten başka?..

    Leyla sözlerine devam ederken bir yolcu göründü uzaktan.Devesini uçarcasına koşturuyordu.Leyla’nın kervan emiri,kervancıbaşısı idi bu.İki aşığın vedalaşmalarına fırsat bırakmadan Leyla’yı bindirdi devesine ve yederek arkasından,çekti ,götürdü.Bülbül ile gülün işine kara kargalar karıştı;güneş ile ayın arasına kara bulutlar girdi.Felek bir elvedayı da çok görmüştü.Vedalaşamadılar…Evet ama neden vedalaşsınlardı ki!..Veda da ne demekti!..Leyla Mecnun’u kalbinde götürmemiş miydi?Mecnun’un Leyla’sız olduğumu vardı ki?..     

                                        Leyla ile Mecnunİskender Pala

    June 1
    zeynep hanım tebrık ederım dorusu oldukça hoş bır adresınız va
    bu kadar ıyı oldugunuzu bılmıyordum
     
    Oct. 27
    Picture of Anonymous
    özaydın.m wrote:

    Bir gün Mecnun hasta olup yatağa düşer. Tedavî için bir doktor çağırırlar. Doktor "Damardan kan almak gerek " diyerek Mecnun un kolunu bağlar. Tam iğneyi batıracağı sırada Mecnun bağırır;
    "-Ey doktor, bırak! Ücretini al ve git. Bu hastalıktan öleyim, zararı yok. Vazgeç kan almaktan. "
    Doktor Mecnun a
    "-Sen çöllerde kükremiş arslanlardan korkmuyorsun da koluna bir iğne batmasından mı korkuyorsun?"
    diye sorar.
    Mecnun un cevabı şu olur;
    "-Ben neşterden korkmuyorum. Benim vücudum,
    varlığım Leyla ile doludur. Korkarım ki benim kolumu
    yararken Leyla yı incitirsin, işte ben bundan
    korkuyorum."


    MESNEVİ: "-Varlığımdan bir addan başka bir şey kalmadı. Ey güzelim, vücudumda senden başka bir varlık yok. Bu sebeple sirke, bal denizinde nasıl yok olursa, ben de sende öyle yok olurum."

    Oct. 20
    Picture of Anonymous
    Divançee wrote:

    MECNUNUN LEYLÂ’SI

    Padişahın biri aşkı uğruna Mecnun’un deli divane olup çöllere düştüğü Leyla’yı çok merak eder. Leyla’nın bulunup huzuruna getirilmesini emrini verir. Leylayı bulup getirirler. Padişah Leylayı görünce hayretler içinde ka­lır. Bakar ki, kara kuru, sıradan bir kızcağızdır. Sorar:

    -Mecnun'u aşkıyla deli divane edip dağlara, çöl­lere düşüren Leyla sen misin? Hayret, senin öyle fevkalade bir güzelliğin yok. Sıradan bir kadından hiçbir farkın görülmüyor. Hal böyle iken nasıl olur da Mecnun senin için deli divane oluyor?

    Leyla hiç tereddüt etmeden cevap verir:

    -Padişahım susunuz. Çünkü siz Mecnun değilsin. Bendeki güzelliği görebilmeniz için sizde Mecnun'un gözlerinin ol­ması lazım ve bana Mecnun'un gözleriyle bakmanız gerekir, der.

    Padişah bu haklı sözler karşısında söyleyecek bir şey bulamaz, susup kalır. (Mesnevi, c.I, beyit: 407 vd.)

    Oct. 20

    Trackbacks

    The trackback URL for this entry is:
    http://djzeynep79.spaces.live.com/blog/cns!9006D8239AA9EDC3!582.trak
    Weblogs that reference this entry
    • None