Zeynep's profileZeynep'sPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
|
October 07 Hüsn_ü Aşk "Bu belâ denizinde sözün lâfı mı olur Her ne ki varsa yanar feryat bile tutuşur” Yirmi altı yaşındayken; içinde neredeyse bütün çiçekleri, meyveleri, gökkuşağının tüm renklerini barındıran, sabah melteminden kasırgaya kadar varan rüzgâr yelpazesini estiren, çağının bütün sanat dallarına resmi geçit yaptıran, dört mevsimin bütün varlığıyla birer tablo gibi ortaya serildiği ihtişamlı bir sanat şölenidir Hüsn ü Aşk. Küçük bir kıvılcımdan, birkaç harften, ufak bir bakıştan çıkan, her yanı saran, adeta yakmadık nesne bırakmayan bu kocaman harman yangınını, sonunda “ortalık temizleyen bir ateş seli”ne dönüştürür Şeyh Galib. Yine o yaşta beşeri aşkı bütün safhaları ve ruh haletiyle yansıtıp, sonunda oluşan hüsranı, ilâhi aşka yönelterek mükemmelleştiren bir sanat ve gönül adamıdır o.Şeyh Galib ve Hüsn ü Aşk hakikaten şaşırtıcı ve hayran bırakıcıdır.Onunla tanışanlar buna kayıtsız kalamazlar. Bu, rastladığı ilk manzarada hayran kalıp, gözünü alamayan bir tek kişinin tespiti ve saplantısı kesinlikle değildir."Zannetme ki şöyle böyle bir söz Gel sen dahi söyle böyle bir söz"
Bu masalsı güzelliğin konusu şöyledir;Hayatları ızdırap; gönülleri sevgiyle dolu olan bu kabilede olağanüstü tabiat olaylarının yaşandığı bir gecede iki çocuk doğar.Kıza Hüsn,erkeğe de Aşk adını koyarlar.Hüsn’ün beşiğini Kader sallar.Aşk ise ağlayarak büyümektedir.Büyüyünce Mekteb-i Edeb’te (Terbiye Okulu) Molla-yı Cünûn’dan (Çılgınlık hocası) yalnızca aşk ve sevgi üzerine dersler okurlar.Bu dönemde Nüzhetgâh’ı (mânâ mesiresi) dolanıp Feyz (Bereket) havuzunda kendi güzelliklerini seyrederler.Bir ara yanlarına kabilenin en kalender kabadayısı olan Hayret (Kendinden geçiş) gelir.Hüsn ondan çekinip evine kapanır.Sühan (Söz), ikisinin mektuplaşmalarını sağlar.Hüsn’e İsmet (Masumluk) dadılık eder.Aşk’ın lalası ise Gayret’tir.(Çalışıp çabalama) Aşk, ayrılığa dayanamayıp kabile ulularından Hüsn’ü ister.Onlar da Kalb (Gönül) Ülkesindeki Kimyâ’yı (İksir, tılsım) elde etmesini şart koşarlar.Aşk,lalası Gayret ile birlikte yola çıkar.Bu yok tıpkı masallardaki gibi tehlikelerle doludur.Sühan’ın yardımıyla karşılaştıkları bütün tehlikelerden kurtulurlar.İlk adımda bir kuyuya (çile) düşerler.Buradan kurtulup Harâbe-i Gam’da (Gam Harabesi, dünya nimetlerine karşı nefsi öldürüş) yürürler.Oradaki cadı (şehvani istek) elinden kurtulup Kalp şehrinin bulunduğu Çin diyarına ulaşırlar.Çin’de Aşk’ın karşısına,Hüsn’e çok benzeyen Hoşrübâ adlı bir kız çıkar.Dostlukları artınca birlikte Zâtüssuver (Görüntü yurdu) kalesine girerler.Burası dünyanın temsîlidir.Bir zaman sonra Aşk buradan kurtulmak ister. Gayret’in öğütleri sonucu Aşkar adlı atına biner.Aşkar bir anda bin yıllık yol aştığı halde bir türlü kalenin dışına çıkamaz.İmdada Sühan yetişir.Yolculuğunun son durağı Kalp kalesidir.Burası, çekilen bütün sıkıntıları unutturacak kadar güzeldir.Aşk burada harikûlade bir resim görür,ve sevgilisi Hüsn’e kavuşur.Aşk anlar ki Hüsn aslında kendi içindedir.Sonuçta Aşk Hüsn olmuştur..Hüsn de Aşk....
ŞEYH GALİP
TrackbacksThe trackback URL for this entry is: http://djzeynep79.spaces.live.com/blog/cns!9006D8239AA9EDC3!560.trak Weblogs that reference this entry
|
|
|