Zeynep's profileZeynep'sPhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    March 31

    Vefayla Kal CAN !!!


    Ayrılıklar geceye benzer. Bütün yarınlar da sabaha can!
    Geceye az kaldı. Ayrılık, gelini götürmeye gelen düğün alayı gibi kapımızda. Kimler ayrılmadı ki canından.
    Ayrılığı, cennetten ayrılan Hz. Adem'e sor. Tufan'da oğlunu dalgaların pençesinde bırakan Hz. Nuh’a,
    Yusuf'u için inleyen Hz. Yakub’a, içindeki ejderle boğuşan Züleyha'ya,
    yüreğinin sesini susturmak için bileğiyle dağları oyan Ferhad'a,
    Şems için kavrulan Mevlâna'ya, binlerce evlâdını gurbete gönderen Anadolu'ya, en çok da Resulü'nü Medine'ye gönderen o kutsal diyâra, hasılı gidenin ardından bakıp kalanlara, ocak gibi yananlara sor.
    Geride kalan, hep inleyendir ana misali, can! Giden hep yârdır, ‘can’dan ‘can’dır.
    Her şeyi alıp götüren de ‘o’dur, götürdüklerinin iki mislini geride bırakan da...
    Giderken arkada bıraktıklarına son bir kere bakıp da öyle gitmeli insan.
    Yaşadıklarını, paylaştıklarını gönül heybesine yerleştirmeli. Paylaşılan andır, zamandır, dönüşü olmayandır.
    Paylaşılan hayattır can...!!!!   Vefâlı olmalı insan. Vefânın dersini Kur'andan; âlemlerin muallimi,
    Gönüllerin Sultanı'ndan, O'nun nurlu ashâbından almalı.
     
     1azx1                  1azx1                   1azx1                      1azx1                     1azx1
    Olmalı insan, önce kul olmalı. Olmadan evvel ölmeli, ölmeden önce olmayı tamamlamalı. Nasıl mı olmalı?
    Hak dostları gibi vefâ kahramanı olmalı. “Vallahi O söylüyorsa doğrudur.
    Ben O'nun verâların verâsından haberler getirdiğine inanıyorum.” diyen, sadakat ve vefâdan bir lâhza ayrılmayan Hz. Ebubekir gibi olmalı.
    Allah Resulü’ne; “Kendisinden meleklerin bile hayâ etmekte olduğu bir kimseden ben hayâ etmeyeyim mi?”
    sözlerini dedirten, an-be-an bütün mahlûkâta edebiyle vefâlı olan Hz. Osman gibi olmalı.
    Vurulduğunda yarasının ağırlığıyla baygın yatan,
    Eğer daha ölmediyse, onu namazdan başka bir şeyle ayıltamazsınız.” sözlerinden sonra namaza çağrıldığında küheylanlar gibi “Namaz vakti mi?” diyerek yaralı bedeniyle kan revan içinde şahlanan,
    namaza vefâlı Hz. Ömer gibi olmalı.
    “Perde-i gayb açılsa, yine de yakînim azalmaz.” diyerek, vefâsını kâinata haykıran,
    evliyâlar babası, yiğitlerin şâhı Hz. Ali gibi olmalı.
    Vefâ, sadece ‘has’ların vasfıdır can! Nisyan -unutmak- ise ‘ham’ların...
    Bedene tutsak olmuş hoyratların nasibi yoktur vefâdan. Gönlümüzün kitabında;
    “Bize bir defa selâm vereni kıyamete kadar unutmayız.” düstûru kayıtlıdır.
    Biz dersimizi; “Kabrimize gelip, bir defa Fatiha okuyanlar kıyamete kadar bizimdir.
    İmânlarını kurtarmadan ölmesinler, ömürleri boyunca fakirlik görmesinler.” diye dua eden, hâlâ büyük bir vefayla Üsküdar'da dostlarını ağırlayan Aziz Mahmut Hüdâyî’den almışız.
    Nice vefâ kahramanının mânevî huzûrunda hürmetle, edeple selâma durmuşuz.
     1azx1                     1azx1                   1azx1                  1azx1                   1azx1
     
    Dostlarını daima vefâ ile hatırla can...!!! Arayan sen ol, bulan sen; tanıyan sen ol, kucaklayan yine sen.
    Kula vefâsı olmayanın Hakk'a vefâsı olmaz. Git ki, vefanın ter ü tâze hüküm sürdüğü yeni bir hayata başla...
    Haydi daha fazla durma karşımda. Kurşun gibi bir anda al, ellerini benden. Su gibi aksın ellerin ellerimden.
    Yüreğini yüreğimde, gözlerini gözlerimde bırak da git.
    Beklemeden, bir kelime bile etmeden git. Canımı canımdan kopar da git.
    Giderken son bir defa Hakk'ın selâmını esirgeme benden. Arkada kalanın gözü yaşlı olur, yüreği yufka, gönlü ince.
    Ben, içimdeki korla, bağrımdaki volkanla, öylece dağ gibi arkanda kalayım.
    Yapayalnız hecelerde kaybolan ben olayım. Sen sağlam adımlarla yarınlara yürürken, yıkılan ben olayım.
    Gülen sen ol, ağlayan ben.... Yeşeren sen ol, sulayan ben.... Bana saplansın paslı mızrakların ucu, sana dokunmasın...
    En çılgın isyanlarını, savaşlarını, sırlarını gittiğin diyarlara götürme. ..
    Kötüye dair ne varsa benim yanımda kalsın. Benim avuçlarıma bırak.
    Ben onları dua dua ak kanatlı kuş gibi göklere uçurayım.
    Benim payıma; ilâhî dergahtan, ayrılık sahillerinde anıların gönüllü bekçisi olmak düştü. Hak'tan gelene razıyım.
    Sen geçmişi bana bırak can...!!!!
    Vefa nedir, bilir misin? Vefâ arkanda bıraktığını, giderken yaktığını yabana atmamandır.
    Vefâ; dostluğun asaletine, bir dua sonrası verilen sözlere, hayallere ihanet katmamandır.
    Vefâ; ötelerin sonsuz mükafatı karşısında, cehennemi hafife almaman, ulvi güzellikleri dünyaya satmamandır.
     1azx1                     1azx1                    1azx1                      1azx1                    1azx1
     
    Şimdi ayrılık vakti can! Gecenin en karanlık vakti. Vaktin Yaratıcısı, az sonra geceden gündüzü doğuracak.
    Vakit gitme vakti, bizden aldıklarını gitmesi gereken yerlere iletme vakti...
    Al can! Bu heybe senin. Sol yanımdan bir parça kopardım senin için; tâ özümden, tâ közümden...
    Birazdan sabah olacak; yağmur yağacak... Ardından gökkuşağı, sonra güneş...
    Sıcacık, apaydın, pırıl pırıl... Hep böyle oldu, tarihte hep karanlık yenilgiye teslim oldu, güneş kazandı.
    “Birazdan son melodi çalacak,Yıldıza, Ay’a ve İbrahim'in Rabbi'ne kasem ederim ki,
    Birazdan bulutların ardından Güneş doğacak...”
    Güneş bütün gecelerden güçlüdür can! Çünkü güneş vefalıdır, gizlemez sevgisini.
    Vefâlıdır; en çok o getirir kâinata sevgilinin sesini, neşvesini.
    Yırtıp atar karanlığın kasvetli perdesini... En vefâlı delildir o sevgili adına...
    Uğurlar olsun can....!!
    Beni kışta bırakıp yeni bir diyara gittiğinde baharı bekleyeceksin.
    Baharı beklemek ne güzeldir, baharda toprağı parçalayan kır çiçeklerini gözlemek...
    Ben de seni bir ayrılık sonrası baharı gözlerken kucağıma almıştım.
    Küçücük ellerinle toprağın bağrını parçaladığında karşılamıştım.
    Ve senin için ne çok savaşmıştım seninle.Sen benim kır çiçeğimsin can, sen benim aşk çiçeğim.
    Sen benim yüreğimsin.. Vasiyetim olsun sana. Bir gün öldüğümde, kabrimi mutlaka ziyarete gel.
    Ama yalvarırım yalnız gelme. Baharda derlediğin yüzlerce kır çiçeğiyle gel. Ve başucumda onlara sevgiyi anlat, dostluğu, vefâyı, hakîki ‘Dost’a vefâlı olmayı anlat.
    Çünkü ben kır çiçeklerinin sesinden uzak kalmaya dayanamam.
     Çünkü ben bir an bile tomurcuklarımdan ayrılamam. Sonra el ele tutuşup yanıbaşımda eskiden birlikte yaptığımız gibi, ince bir ezgiyle seslenin bütün insanlara.
    “Sevda nedir bilir misin?” diyerek, sevdayı söyleyin.
    “Demet demet sevgi ellerinde..Billur billur yaş gözlerinde
     1azx1                    1azx1                       1azx1                   1azx1                   1azx1      
     
    Sevdan ebedî, yüreğinde,Olmadan olmaz, bu iş olmaz
    Sonra bütün bir âlemi Yunus'ça,Sevmeden olmaz, bu iş olmaz.”
    Mısralarıyla sevgisiz bu işin olmayacağını anlatın .
    Hep ama hep vefâlı ol. Emanete sahip çık, atana vefâlı ol. İdealine sarıl, evlâda vefâlı ol.
     Ömrü hakkıyla yaşa, hayata vefâlı ol. Düşmanlıkları unut, dostuna vefâlı ol. Öfkeyi, kini unut, ruhuna vefalı ol...
    Bunları unutursan; zaman maddî mânevî bütün yaralarının, dertlerinin yok olmasına vesile olur.
     Eğer unutmazsan, zamanla bunlar seni yok eder. Unutkanlıklar karşısında kimseyi suçlama.
    Sen ‘unutma’ tuzağına düşüp, unutmaman gerekenleri unutma.
    Unutulmaması gereken güzellikler karşısında arslan kesil kendi içinde.
    Âsi bir kartal gibi yırt karanlıkların çirkin yüzünü, meydan oku karanlıklara.
    Çılgın bir küheylan gibi vefâyla meydan oku fırtınalara...
    “Yarasaların gözleri kamaşacak diye, Güneş doğmaktan vazgeçmez.”
    En büyük vefâ, Hakk'a götürecek fırsatları yakalamaktır. Bulduğun her fırsatı zamanında değerlendirmektir.
    Sakın ha! Fırsatları kaçırıp da, Kâlû Belâ'ya vefâsız olma..!
    “Fırsatlar bulutlar gibidir, gelir ve geçer.” Sakın ha! Fırsatları kaçırıp da, kaybetme bedbahtlığıyla yok olma.
                                            Vasiyetim olsun: Vefayla kal can......!!!!!!!!  
     
    Nurgül ÖZCAN

    Comments (1)

    Please wait...
    Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
    You didn't enter anything. Please try again.
    Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
    To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
    Your parent has turned off comments.
    Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
    You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
    Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
    Complete the security check below to finish leaving your comment.
    The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

    To add a comment, sign in with your Windows Live ID (if you use Hotmail, Messenger, or Xbox LIVE, you have a Windows Live ID). Sign in


    Don't have a Windows Live ID? Sign up

    yakariswrote:

     

    Vefasız Dünyanın Vefasız SevgilisiVefa her kimseden kim istedim ondan cefa gördüm
    Kimi kim bîvefa dünyada gördüm bîvefa gördüm

    (Her kimden vefa istediysem ondan cefa gördüm; kimi gördüysem vefasız dünyada, onun vefasızlığını da gördüm)

    Kime kim derdimi izhar kıldım isteyip derman
    Özümden bin beter derd ü belaya mübtela gördüm

    (Kime derman için derdimi açtıysam, onu benden bin beter dertli gördüm.)

    Mükedder hatırımdan kılmadı bir kimse gam def'in
    Safadan dem uran hemdemleri ehl-i riya gördüm

    (Kederli gönlümden kimse üzüntülerimi gidermedi. Esenlikten dem vurarak beni teselli edecek dostlarımı iki yüzlü gördüm)

    Ayak bastım reh-i ümmide, sergerdanlık el verdi
    Emel serriştesin tuttum elimde ejderha gördüm

    (Ne zaman umut yoluna ayak bastım, başım dönüp durdu. Emel ipinin ucuna yapıştım elimde ejderha gördüm)

    Fuzuli ayb kılma yüz çevirsem ehl-i âlemden
    Neden kim her kime yüz tuttum andan yüz bela gördüm

    (Ey Fuzuli, artık insanlardan yüz çevirirsem beni ayıplama. Çünkü kime yaklaştıysam ondan belanın yüz türlüsünü gördüm)  

    Fuzuli
     
    Vefaya Elveda
    Artık vefâya eyledik vedâ
    Sızlıyor içim her şeyden cüdâ,
    Her çehrede yalancı bir edâ.
    Bir zamanlar canlı ve kıvraktık,
    Çaylar gibi sonsuzluğa aktık
    Her tarafda bir meş’ale yaktık.

    Biz neş’eliyken herkes de şendi,
    Ruhlara bir uğursuzluk sindi,
    Sanki üstümüze belâ indi.

    Kalmadı eski günlerin tadı
    Bilinmez nedir Hakk’ın murâdı,
    Her yanı bir belirsizlik sardı.  

    Fethullah Gülen

    Mar. 31

    Trackbacks

    The trackback URL for this entry is:
    http://djzeynep79.spaces.live.com/blog/cns!9006D8239AA9EDC3!4365.trak
    Weblogs that reference this entry
    • None